Bu Blogda Ara

25 Temmuz 2012 Çarşamba

Merkez bankaları gerçekten “Para Basıyor”. TCMB ettiği karla Avrupa MB’sini geride bırakırken, karının en çok arttıran Merkez Bankası oldu.

Yapısı bakımından birer özel anonim şirket olan merkez bankalarıdan ABD, Euro Bölgesi ve Türkiye merkez bankaları 2011 yılında ettikleri karla şaşırtıyorlar. 8.5 milyar lirayı aşan karıyla TCMB, Avrupa Merkez Bankası’nı geride bıraktı. Bir önceki yıla göre karı %564 artan TCMB, karını en çok arttıran oldu. Böylelikle TCMB’nin karı, Apple’ın karına yaklaşmış oldu. AMB’nin karı bir önceki seneye göre %328 artarken, ABD MB’sı Fed’in karında ise azalma olması dikkat çekti. Fed'in karı ise 143,7 milyar TL gibi inanması zor bir rakam oldu.Wall Street'in en çok kar eden halka açık şirketi ExxonMobil'in 2011'de 48 milyar dolar kar ettiğini düşünürsek, Fed'in ABD'nin en karlı şirketi olduğunu söyleyebiliriz.







Üç merkez bankasının da en büyük gelir kalemi verdikleri kredilerden aldıkları faizler oldu. AMB’nın faiz geliri bir önceki yıla göre %100’e yakın  artarak 9,4 milyar euroyu buldu. AMB’nin faiz gelirlerindeki bu artışın ana sebebi ise kıtada yaşanan kriz nedeni ile özel bankaların fonlama ihtiyaçlarını karşılamak için AMB’ye sıkça başvurması oldu.

2010 yılında TCMB’nın net faiz geliri de 1,8 milyar TL iken, 2011’de 4,3 milyar TL’ye yükseldi. Fed’in faiz gelirleri 87 milyar dolar gibi devasa bir rakama erişti. Fed gelirlerinin 375 milyon dolarını üye bankalarına temettü olarak dağıttı. 

23 Temmuz 2012 Pazartesi

İspanya’da “Borç Krizi” kontrolden çıkıyor. Faizler %7,5'u aştı. Dişişleri bakanı Margello Avrupa Merkez Bankası’nı göreve çağırdı. İspanya hızla Yunanistan olma yolunda gidiyor.


Yunanistan’daki yangın İspanya’yı da yakmaya başladı. Almanya ve IMF’den gelen “Yunanistan Eylül’de borçlarını yapılandıramayabilir, bu da iflasa yol açar” açıklamaları piyasaları korkutur. Eğer Yunanistan devrilirse sıradaki ilk domino İspanya olacağı için de, 10 yıllık tahvil faizi %7,55’e kadar fırladı.

İspanya’nın özerk bölgelerinden de çatırdama sesleri geliyor. Cuma günü Valensiya hükümetten yardım isteyeceğini açıklamıştı. Haftasonu Mursia’da devletten yardım isteyeceğini açıladı. Katalanya’nın da yardım istemesine kesin gözüyle bakılıyor.

20 Temmuz 2012 Cuma

Körfezde sular daha da ısınıyor. Hizbullah internet sitesinde gerekirse Hürmüz Boğazı’nı nasıl kapatacağını bir haritayla anlattı.



ABD’nin uçak gemisine füzelerle saldırılacağının gösterildiği grafik, Hizbullah’ın ABD’ye meydan okuduğunun da adeta bir resmi. Sayed Hadi Mousawi tarafından yazıldığı tahmin edilen bir yazıda ise füzelerin özellikleri anlatılıyor:

Zafer Füzesi: Kısa menzilli ancak tahrip gücü yüksek füzeler. İran’ın gemilerinden ateşlenebiliyor ve radardan kaçabilme özelliklerine sahipler
Nasr Füzesi: 3 tonluk bir gemiyi batırabilecek tahrip gücüne sahip bu füzenin kendini yönlendirme özelliği de bulunuyor. Helikopterden yada denizaltılardan ateşlenebiliyor
Kowsar: 15 km menzilli, karadan ateşlenebilen, gemilere karşı kullanılan bu füze, elektronik sinyal bozuculardan da etkilenmiyor. Bu füzenin 2006 yılında vurulan ve 4 askerin öldüğü İsrail donanmasına yapılan saldırıda kullanıldığı tahmin ediliyor.
Nur: 160 km menzilli, Çin füzelerinin geri-mühendislik yöntemi ile kopyalanarak elde edilen bir füze
Kader: 200 km menzilli bu füze İran’ın cepaheneliğindeki en güçlü silahlardan biri
Tondar: Hızlı ve balistik bir füze
Saeqhe: 300km menzilli ve deniz hedeflerine karşı etkili füze
İran Körfezi: 300 km menzilli akıllı füze

Dünyada hangi ülkeler için artan gıda fiyatları en büyük risk? Gıdaya neredeyse gelirlerinin yarısını veren ülkeler hangileri?


Mısır’da halk gelirinin %40’ına yakınını gıdaya harcıyordu. Artan gida fiyatları, Hüsnü Mübarek’in baskıcı rejiminde bardağı taşıran son damla oldu. Halk ayaklandı. Ayaklanmakla kalmadı, hükümeti devirdi. Bu isyan hareketi tüm Arap dünyasını sardı. Suudi Arabistan bile kanunlarını bir nebze olsun yumuşatmak zorunda kaldı.
Açlık nerdeyse dünya tarihindeki tüm halk ihtilallerini tetikledi. Marie Antoinette’in “Ekmek bulamıyorsa, pasta yesinler” lafı Fransız İhtilal’ini başlatan kıvılcımlardan biri olmuştu. Şimdi dünya artan gıda fiyatlarının siyasal kaos ve toplumsal çalkantılara yol açmasından korkuyor. İşte gıda krizinin yarattığı risk haritası:


Jim Rogers'a artan gıda fiyatlarını sordum. Sorunun ABD'de yaşanan kuraklıktan çok daha derin ve ciddi olduğunu söyledi. Bir de kehanette bulundu: "Böyle giderse 10 yıl sonra aç kalacağız"


Ünlü emtia yatırımcısı Jim Rogers'a ABD'de yaşanan kuraklık sonucu aşırı artan tarımsal emtia fiyatlarını sordum. Rogers 4 yıl önce CNBC'nin duayen sunucu Maria Bartiromo'ya , "Bundan 10 yıl sonra gıda fiyatları o kadar yükselecek ki çiftçi olmak isteyeceksin demişti". Rogers mailde çiftçilerin son yıllarda çok acı çektiğini söylerek kimi zaman sert eleştirilerde bulundu. İşte Rogers'la e-maille yaptığımız röportaj:


Fercan Yalınkılıç: Maria'ya herkes çiftçi olmak isteyecek demiştiniz. Görüşünüz hala aynı mı?
Jim Rogers: Olaylar, Maria'ya dediğim gibi gelişiyor. Bu on yıl içinde gıda fiyatları daha da artacak. Stoklar tarihin en düşük seviyesinde. Geçtiğimiz on yıllarda hep ürettiğimizden daha fazla tükettik, ancak sorunlarımız bundan daha büyük.


FY:Yatırımcılar yükselen emtia fiyatlarına nasıl yatırım yapabilir?
JR: New York borsasında işlem gören, endeksini benim oluşturduğum Rogers Emtia Endeksi Borsa Yatırım Fonu (RJA) satın alınabilir.


FY: Tarım şirketlerini mi yoksa emtia borsa yatırım fonlarını mı tavsiye edersiniz?
JR: RJA'yı tavsiye ederim.


FY: Ülkeler tarımdaki istihdamı arttırmak için ne yapmalı? Yada ne yapmaktan kaçınmalı?
JR: Kapılarını tarımda çalışmak isteyen herkese açmalı


FY: Artan gıda fiyatları gelişen ülke ekonomileri için ne kadar büyük bir tehlike?
JR: Eğer fiyatlar daha yükselmezse hepimiz açlıktan öleceğiz. Tarımda istihdamı, sermayeyi ve yönetimi çekecek gelişmeler yaşanmalı. Eğer istihdam artmazsa gelişen ülkeler olsun gelişmiş ülkeler olsun hepimiz açlık yaşayacağız. Evet bazıları acı çekecek ama çiftçiler 30 yıldır açlar. Son 15-20 yılda onbinlerce Hintli çiftçi intihar etti, bunu önemsemiyor musunuz? İngiltere'de en yüksek intihar oranı çiftçiler arasında. Size bu çiftçilerin arkada bıraktıkları dullarla ve yetimlerle konuşmanızı tavsiye edebilir miyim? Yada günde 13 saat çalışıp, neredeyse hiçbir karşılık almadan diğer hepimiz için ekim yapmanızı... Hepimiz siz aç kalırken bize ucuz gıda sağladığınız için teşekkür edeceğiz. Ancak sizin gibi birçok kişiyi de tarlalarda çalışmaya ikna etmeniz gerekecek. ABD'de ortalama çiftçi yaşı 58, Japonya'da 66, Avustralya'da 58. Çiftçiler ölüyor. Daha yüksek gıda fiyatları olmalı aksi takdirde yemeğimiz kalmayacak. Tüm dünya hakkında endişelenmelisiniz sadece gelişen ekonomiler hakkında değil. Gelişmiş ülkelerdeki çiftçiler de çok kötü durumda. Umarım sizi tarlalarda görebilirim.


19 Temmuz 2012 Perşembe

JIM ROGERS'TAN YÜKSELEN EMTİA FİYATLARINA DİKKAT ÇEKİCİ YORUM: “ABD’DEKİ KURAKLIK DEĞİL, TARIM SEKTÖRÜNDEKİ İSTİHDAM AÇIĞI ASIL PROBLEM”


Tarımsal emtia fiyatlarındaki bu yükselişle ilgili Jim Rogers'tan dikkat çekici bir yorum geldi. Ünlü yatırımcı Jim Rogers, tarım sektörünün,ABD'de yaşanan kuraklıktan daha büyük sorunları olduğunu söyledi. Jim Rogers tarım sektöründe çalışanların çok yaşlı olduğunu ve yeni yetişen işgücünün de tarım sektöründe çalışmayı tercih etmediğini söyledi. Japonya’daki tarım işçilerinin ortalama yaşının 66, ABD’de 58 olduğunu söyleyen Emtia Gurusu, birçok çiftçinin intihar ettğine de dikkat çekti.
Bunun ileride tarım sektöründe ciddi bir istihdam açığı yaratacağını vurgulayan Rogers, tarım stoklarının da tarihi düşük seviyelere indiğini belirtti. "Tarım sektöründe her konuda kıtlık yaşayacağız" diyen Rogers, fiyatların önümüzdeki yıllarda daha da yükseleceğini söyledi.

MISIR FİYATLARI REKOR KIRDI. ABD'DEKİ KURAKLIK TARIMSAL EMTİA FİYATLARINI YÜKSELTMEYE DEVAM EDİYOR

ABD'de son 50 yıldır yaşanan kuraklık tarımsal emtia'nın rekor fiyatlara ulaşmasına yol açtı. Mısır fiyatları 810 dolarla rekor kırdı. Aynı şekilde soya da 1723 dolarla tarihin en yüksek fiyat seviyesine ulaştı.


Bir ayda %50'ye yakın yükselen buğday fiyatı da 920 dolara kadar yükseldi. 


Temel gıda fiyatlarındaki bu yükseliş özellikle açlık çeken ülkeler için kötü haber. Şu anda kırılgan ve yavaş büyüyen dünya ekonomisi de gıda fiyatları yüzünden artan enflasyondan olumsuz etkilenebilir.



WALL STREET'TE BİLANÇO SEZONU HIZLA SÜRÜYOR. PEKİ ŞİRKET BİLANÇOLARI NASIL GİDİYOR?


Wall Street'te bilanço sezonu tüm hızıyla sürerken, ABD'de kötü gelen ilk çeyrek büyüme verisinin şirket karlarını aşırı olumsuz etkilememesi dikkat çekti. ABD ekonomisinin ilk çeyrekte %1,9 gibi yavaş bir hızla büyümesinin, tüketimi ve dolayısıyla da şirket karlarını olumsuz etkilemesinden korkuluyordu. Ancak şimdiye kadar açıklanan şirket bilançoları korkulanın şimdilik olmadığına işaret ediyor.


Bilanço açıklayan ABD'nin en büyük bankası JP Morgan, Mayıs ayındaki devasa işlem zararına rağmen ikinci çeyrekte beklenti üzerinde 4 milyar 960 milyon dolar net kar etse de geçen yıla göre karı, % 9 düştü. Bankanın hisse başına karı ise 1 dolar 21 sentle 70 sentlik beklentiyi aştı. Wells Fargo'nun hisse başına karı da 81 sentlik beklentiye çok yakın 82 sent olarak açıklandı. Mortgage gelirlerinin %80 artmasıyla wells fargo karını %17 arttırdı. bir diğer bankacılık devi Bank of America da 14 sent olan analist beklentilerinin üzerinde, hisse başına 19 sent kar açıkladı. Banka geçen yıl 8,8 milyar olan zararını da, son çeyrekte 2,5 milyar kara dönüştürmeyi bildi. Dünyanın önde gelen kredi kartı şirketlerinden American Express, ikinci çeyrekte net karının beklentileri aşarak 1 milyar 340 milyon dolara yükseldiğini açıkladı. şirketin gelirleri ise 7 milyar 970 milyon dolarla tahminlerin altında kaldı. 


Wall Street'te teknoloji devleri de bilanço açıklamaya başladı. Karı beklenenden iyi gelen IBM, ikinci çeyrekte net karının % 5 artarak, 3 milyar 900 milyon dolara ulaştığını açıkladı. Gelirler ise % 3 azalarak, 25 milyar 800 milyon dolara geriledi. Dünyanın en büyük çip üreticisi ıntel de ikinci çeyrekte net karının % 3 artarak, 2 milyar 800 milyon dolara yükseldiğini kaydetti. şirketin gelirleriyse % 5 yükselerek 13,5 milyar dolara ulaştı. Ancak Intel'in üçüncü çeyrek gelir beklentisinin 14,3 milyar dolarla tahminlerin altında kalması dikkat çekti. 

Bilançolar açıklanmaya başladığından beri S&P 500 endeksi %2,3 yükseldi.

ALMANYA'DA AVRUPA BORÇ KRİZİNDEN SONRA, 540 YILLIK YENİ BİR BORÇ ŞOKU. 1562'DE BERLIN'E 112 MİLYON EURO BORÇ VEREN MITTENWALDE KASABASININ ALACAĞI TRİLYONLARCA EURO


Almanya'nın doğusunda bulunan Mittenwalde kasabasının arşivleri karıştırılırken 1562'den kalma bir borç sertifikası bulunuyor. Reuters'ın haberine göre Berlin'e borç veren kasabanın Berlin'den alacağı bugünün parası ile 112 milyon euroya yaklaşıyor. Ancak bunun üstüne borç için anlaşılan yıllık %6 faiz oranı ve de enflasyon etkisi kartılınca, Berlin'in borcu trilyon eurolarla ifade edilebilecek bir miktara ulaşıyor. Kasabanın belediye başkanları 1820'lerden beri zaman zaman Berlin'in borcunu ödemesi için hükümete başvuruyorlar ancak şimdiye kadar olumlu bir sonuç alınmış değil.

18 Temmuz 2012 Çarşamba

HÜKÜMETLERİN YAPAMADIĞI SANSÜRÜ KREDİ KARTI ŞİRKETLERİ YAPTI. WIKILEAKS PARASIZLIKTAN KAPANMAK ÜZERE

Hükümetlere ait sırların ve politika aktörleri arasındaki gizli yazışmaların ortaya çıkmasını sağlayan web sitesi Wikileaks parasızlıktan yıl soununda kapanabilir. 


Web sitesinin kurucusu Julian Assange, UStream sitesinden canlı yayınlanan basın konferansında Wikileaks'in parasal sorunlarından ABD'li kredi kartı şirketlerinin uyguladığı ambargoyu sorumlu tuttu. Mastercard ve Visa, kendilerine ait kredi kartları ile Wikileaks'e bağış yapılmasına izin vermiyor. Site son 11 aydır nakit yakarak ayakta kalabiliyor. 


Kredi kartları başta olmak üzere finansal şirketler,  ABD Savunma Bakanlığı'na ait dökümanları yayınlayınca Wikileaks'a ambargo başlattılar. 


Assange, tüm gücünü uygulanan finansal ambargoyu kırmaya harcadığı için, ele geçirdiği gizli dökümanları yayınlayamadığını söyledi. 



İŞTE CHELSEA'NIN SAHİBİ RUS MİLYARDER ABRAMOVİCH'İN YÜZEN SARAYI:163,5 METRELİK ECLİPSE

Yatlar zenginlik yarışındaki yegane statü sembolleridir. Eğer konu yat ise kimse Rus milyarder ve Chelsea futbol takımının sahibi Roman Abramovich'in "Eclipse"i ile yarışamaz. Dünyanın en büyük bu yatı163,5 metrelik boyuyla 2009 yılında suya indirildiğinde tam 590 milyon dolara mal olmuş. Ancek iç dekorasyonla birlikte maliyetin 1,12 milyar dolara yükseldiği belirtiliyor. Teknede 70 kişilik bir mürettabat görev yapıyor.


Ünlü Alman yat şirketi Blohm+Voss tarafından inşa edilen teknenin iç dizaynını da Terence Disdale Design firması yapmış. 24 misafir kabini bulunan teknede 2 adet helikopter pisti, 3 ufak tekne ve 50 metreye dalabilen bir de mini-denizaltı bulunuyor.


Abramovich'in Eclipse dışında 4 tane daha süper yatı bulunuyor.


Eclipse'ın diğer resimleri için "Devamını oku"ya tıklayın

6 YIL ÖNCE 60 MİLYON DOLARA SATMADI. GEÇEN HAFTA 500 BİN DOLARA ELDEN ÇIKARDI. DIGG.COM'UN HAZİN HİKAYESİ

Digg.com, Twitter yokken, Facebook bu kadar şahlanmamışken internetin yıldız sosyal paylaşım araçlarından biriydi. Kullanıcıların beğendikleri siteleri birbirleri ile paylaştığı, not verdiği, üstüne yorumlar yaptığı bir siteydi. İngilizce "Kazmak" kelimesinden türetilen adı ile de bizi internetin derinlerine kazmaya teşvik etti. 


Medya Devi  News Corp, şirketi 6 yıl önce 60 milyon dolara satın almak istedi ama şirketin kurucusu Kevin Rose şirketi satmadı. Digg'in site paylaşım özelliklerini uyarlayan Facebook ve Twitter ise şirketin tam anlamıyla tozunu attırdı. Digg.com günden güne kan kaybetti ve geçen hafta hazin sonuyla buluştu. 500 bin dolara elden çıkarıldı.


Kevin Rose'un kurduğu Digg'in kaderi aslında şaşkınlık yaratmamalı. Çünkü Rose dahice ürünler çıkartıp, inanılmaz yerlere getirip sonra da bunların tam ekmeğini yiyecekken bu ürünlerin patlamasına izin vermeisyle meşhur. 


Bu hikayenin ana fikrini benim tradingde çok kullandığım bir sözle bitirmek istiyorum: "Trade'den ne zaman çıkacağınız, ne zaman girdiğinizden daha önemlidir"

SIFIR BORÇLU ABD ŞİRKETLERİ. KÜRESEL BORÇ KRİZİNDE, BORÇSUZ KALMAYI BAŞARAN ŞİRKETLER HANGİLERİ? TABİİ Kİ APPLE DA LİSTEDE

Dünya borç krizi ile çalkalana dursun, bazı ABD şirketleri bu fırtınalı piyasaları gövdelerinde hiç delik açmadan, yani hiç borç almadan atlatmayı başardı. İşte piyasa büyüklüklerine göre ABD'de sıfır borcu olan en büyük şirketler ve 1 yıllık getirileri. İlk sıra Apple'ın:



MISIR, BAŞBAKANLIK KOLTUĞUNA OTURMASI İÇİN ÜNLÜ YATIRIMCI MUHAMMED EL-ERIAN'A DÖNDÜ. EL-ERIAN İSE GÖREVE TALİP OLMADIĞINI SÖYLEDİ

Mısır'da ilk demoktratik seçim sonlansa da Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi ile ordu arasındaki sürtüşmeler devam ediyor. Bu karışık ortamda başbakanlık için çok ilginç bir isim ortaya atıldı. Dünyanın en büyük tahvil yatırım fonunun patronu Muhammed El-Erian.


Mısır, başarılı bir ekonomist olsa da bugüne kadar hiçbir politik tecrübesi olmayan El-Erian'ı neden başbakanlık görevinde görmek istiyor, orası muamma. Ancak eski film yıldızı Ronald Reagan'ın ABD başkanı olduğu bir dünyada El-Erian'ın başbakanlık için önerilmesi o kadar da şaşırtıcı değil.


Muhammed El-Erian sağduyulu bir şekilde bu göreve kendisinden daha tecrübeli birilerinin gelmesi gerektiğini söyledi. El-ERian prestijli İngiliz Üniversitesi Cambridge'da lisans yaptıktan sonra, Oxford'da master yaptı. Harvard da hocalık da yapan El-Erian, Harvard'ın parasını yöneten 30 milyar dolarlık döner sermaye fonunun da 2 yıl yöneticiliğini yaptı. 15 yıl IMF'de de görev alan El-Erian daha sonra Bill Gross ile birlikte Pacific Investment Company yani PIMCO'yu kurdu. İkili PIMCO'yu dünyanın en büyük tahvil fonu yapmayı başardı.


Muhammed El-Erian 2004 yılında IMF başkanlığına aday gösterilmişti. Geçen sene El-Erian ismi gene IMF başkanlığı için geçmiş, PIMCO'nun patronu ise "Dünyadaki en iyi işe sahibim" diyerek aday olmamıştı.

17 Temmuz 2012 Salı

BERNANKE'DEN YENİ BİR NİCELİKSEL GENİŞLEME SİNYALİ YOK.

"Ben Bernanke Kasım'daki ABD seçimleri öncesi QE3 yapmaz, siyasetin gidişine karışmaz" diyenler haklı çıktı. Bernanke bilindik konuşmalarını tekrarladı:


"Fed gerekeni yapmak için hazır bekliyor, gerekirse müdahale ederiz. Diğer MB'ları ile işbirliği içindeyiz. Ekonomi beklediğimizden hızlı yavaşlıyor. Üçüncü çeyrekte ABD ekonomisindeki büyüme %2'nin altında kalacak" 


Bu söylemler dışında Bernanke tarafsız kalıp etliye sütlüye karışmak istemiyor.Ayrıca gıda fiyatları bu kadar artmışken yeni bir QE3 ile de enflasyonu körüklemek istemeyecektir. Ayrıca 3 trilyon dolarlık basılan paranın da ABD'nin sorunlarını çözemediği de aşikar. 


Piyasalar QE3 gelmedi diye bu kadar üzülmemeli. Nasıl olsa işe yaramıyor. Yatırımcılar onun yerine bilançolara odaklanmalı.

İRAN'A AMBARGO TEMMUZ'DA BAŞLADI. BATI İRAN'DAN PETROL ALIMLARINI AZALTIRKEN, ÇİN İTHALATINI REKOR SEVİYEYE ÇIKARDI. BATININ AMBARGOSU ETKİSİZ KALABİLİR

İran, Batı'nın uyguladığı ambargoya rağmen petrol ihracatında Temmuz'da bir düşüş yaşamadı. Çin'in İran'dan aldığı petrolü rekor seviyeler olan günlük 580 bin varile çıkarması, İran'ın ambargodan etkilenmesini önlüyor. Böylelikle Çin, İran'ın günlük 1084 milyon varil olan petrol ihracatının yarısından fazlasını da satın almaya başladı.


İran'ın petrol ihracatı Şubat'tan Haziran'a kadar %50 azaldı ancak Temmuz'da ek bir düşüş yaşanmadı. Temmuz'da yalnızca 4 ülkenin, Çin, Hindistan, Japonya ve Tayvan'ın İran'dan petrol ithal edeceği bildiriliyor. Ancak uzmanlar bazı yüklemelerin Türkiye'ye yönlendirilebileceğini söylüyor. 


AB'nin İran'a uyguladığı ambargo Temmuz'da başlamış ve Türkiye'de bu ambargoya İran'dan ithalatını düşürerek destek vermişti. Japonya ve Güney Kore'de İran'dan ithalatlarını kısarken, Çin ve Hindistan ise ithalatlarını arttırdı. 


Görünüm o ki Batı dünyası İran'ı sıkarken, Çin ve Hindistan rahatlatıyor. Bu da İran'a yaptırımların işe yaramamasına yol açıyor.


İran'la ilgili diğer haberler:

İRAN'IN HÜRMÜZ TEHDİDİNE KARŞI İLK HAMLE BATIDAN DEĞİL BAE'DEN GELDİ. BAE PETROLÜN ROTASINI DEĞİŞTİRİYOR




YENİ BİR SKANDAL HABERİ. BU SEFER İŞİN İÇİNDE ABD HAZİNE BAKANLIĞI YÖNETİCİLERİ VE FUHUŞ DA VAR

Skandal haberi yazmaktan ben yoruldum, skandala karışanlar yorulmadı.


The Hill internet sitesinin haberine göre ABD Hazine Bakanlığı'ndaki görevliler, bankacıların yolladığı hayat kadınları ile birlikte oldular, kanun dışı şekilde hediyeleri kabul ettiler. Bu uygunsuz davranışların en az 2009 yılına kadar uzandığı tahmin ediliyor. 

Devlet görevlileri ile özel banka yöneticilerin birlikte eğlenmesi garip yada alışılmamış değil. Ancak bunun sınırı aşan bir halde ve fuhuş gibi kanunsuz ortamlara taşınması ABD'de suç teşkil ediyor. Ayrıca özel sektörün bu şekilde rüşvetlerle devlette çalışan yöneticileri etkilemeleri de halkın güvenini sarsıyor.

BİR SKANDAL DA HSBC'DEN. ABD SENATOSUNA GÖRE HSBC, KÖTÜ KONTROLLERİ YÜZÜNDEN SUÇLULARIN PARA AKLAMASINI KOLAYLAŞTIRDI

Dün ABD Senatosu alt komitesi HSBC'nin zayıf kontrol sistemi yüzünden uyuşturucu tacirlerinin, teröristlerin milyarlarca dolarlık kara para akladığını söyledi. WSJ'da yer alan habere göre komite bugün HSBC yöneticilerinden, federal yetkililerden oluşan bir grubu ifade vermeye çağıracak. Komiteye göre federal yetkililer de üzerine düşen görevi yapmadı.


Komite, HSBC'nin ABD'nin istediği ve kara paranın ülkeye girmesini önleyen güvenlik önlemlerini atlatmakla da itham etti. HSBC'ye yöneltilen iddialar arasında uyuşturucu kaçakçılığının yoğun olduğu ülkelerde riskli müşterilere hizmet vermek de yer alıyor. Yani HSBC, riskli ülkelerde müşterilerinin şüpheli servetlerine rağmen sen bu parayı nereden buldun dememiş yada yetkililere durumu bildirmemiş. (Türkiye'de de benzer durumlar var). HSBC'nin ayrıca 7 yılda toplman 20 milyar dolarlık bir meblağanın İran bağlantılı olduğu bilinen şirketler arasında transferine izin verdiği de söyleniyor. Suudi Arabistan ve Bangladeş'te terorizme finansman sağladığı bilinen bankalara hizmet verilmesi de HSBC aleyhindeki iddialarda yer aldı.


Detaylara inildiğinde birçok örnek var. HSBC hakkındaki iddiaların 2 sonucu olacak. ABD HSBC'yi istediği gibi köşeye sıkıştırabilecek çünkü bankayı terorizme dolaylı destek sağlamakla suçlayabilir. İkinci olarak da seçim yaklaştıkça Obama'nın büyük banka karşıtı eylemlerinin gitgide güçlendiği.

GOLDMAN SACHS GİTGİDE MEVDUAT BANKASI OLMA YOLUNDA İLERLİYOR. GS, "ÖZEL BANKACILIK" BİRİMİNİ AÇIYOR

Wall Street Journal'da yer alan habere göre Goldman Sachs özel bankacılık birimini açmaya hazırlanıyor. Böylelikle Goldman şirketlere ve bireylere kredi vermeye ağırlık verecek. Goldman Sachs, 2008 finansal krizinin en derinleştiği zaman Fed'den kaynak alabilmek için yatırım bankasından, mevduat bankası statüsüne geçmişti. Bu sembolik hamlenin ardından Fed kaynaklarına erişim sağlayan Goldman, 4 yılda sadece 12 milyar dolar kredi verdi. Goldman kredi hacmini 100 milyar dolara çıkarmayı hedeflediğini açıkladı. Böylelikle Goldman riskli prop trading, varlık yönetimi gibi işlerden uzaklaşarak, gelir kaynağını daha az riskli geleneksel bankacılığa kaydırmayı hedefliyor. 


Goldman yatırım bankaları ve bankalar aleyhine çıkan haberler sebebiyle de bu stratejik değişime gitmiş olabilir. Son günlerde JP Morgan'ın Londra ofisindeki "Balina" lakablı Bruno İksil'in işlem zararı ile yatırım bankalarının kar etmek için riskli prop trading işlemleri tekrar gündeme geldi. Obama'nın Wall Street bankaları üzerine kurduğu baskı, "Wall Street'i işgal et" eylemi, bankacılaraın aldığı aşırı bonuslar ve en son olarak da Barclays'le ortaya çıkan LIBOR skandalı da bankalara karşı olan tepkilere bir yenisini eklemişti.


Goldman'ın bu hamlesi, Halkın bankalar hakkında artan olumsuz yargılarının Wall Street'teki kültürü nasıl etkilediğini de gösteriyor.




Banka skandalları ile ilgili geçmiş haberler:


ESKİ FED ANALİSTİ: LIBOR ÜZERİNE OYNANAN OYUNLAR MERKEZ BANKALARINCA 1998'DEN BERİ BİLİNİYORDU






16 Temmuz 2012 Pazartesi

IMF, DÜNYA EKONOMİK RAPORU ÖNGÖRÜLERİNDEKİ DEĞİŞİKLİKLERİ AÇIKLADI. DÜNYA EKONOMİSİNİN 2012 VE 2013'DE DAHA YAVAŞ BÜYÜMESİ BEKLENİYOR




Bir önceki
Asıl Öngörüler rapora göre fark
2011 2012 2013 2012 2013
Küresel 3,9 3,5 3,9 -0,1 -0,2
Gelişmiş Ekonomiler 1,6 1,4 1,9 0 -0,2
ABD 1,7 2 2,3 -0,1 -0,1
Euro Blgesi 1,5 -0,3 0,7 0 -0,2
Almanya 3,1 1 1,4 0,4 -0,1
Fransa 1,7 0,3 0,8 -0,1 -0,2
İtalya 0,4 -1,9 -0,3 0 0
İspanya  0,7 -1,5 -0,6 0,4 -0,7
Japonya -0,7 2,4 1,5 0,4 -0,2
İngiltere 0,7 0,2 1,4 -0,6 -0,6
Kanada 2,4 2,1 2,2 0,1 0
Diğer Gelişmiş Ekonomiler 3,2 2,4 3,4 -0,2 -0,1
Yeni Sanayileşmiş ülkeler 4 2,7 4,2 -0,6 0
Gelişen 6,2 5,6 5,9 -0,1 -0,2
CEE 5,3 1,9 2,8 0 -0,1
Commonwealth of Ind, States 4,9 4,1 4,1 0 -0,1
Rusya 4,3 4 3,9 0 -0,1
Rusya Hariç 6,2 4,5 4,5 -0,1 -0,1
Gelişen Asya 7,8 7,1 7,5 -0,3 -0,4
Çin 9,2 8 8,5 -0,2 -0,3
Hindistan 7,1 6,1 6,5 -0,7 -0,7
ASEAN-5 4,5 5,4 6,1 0 -0,1
Latin Amerika ve Karayipler 4,5 3,4 4,2 -0,3 0,1
Brezilya 2,7 2,5 4,6 -0,6 0,5
Meksika 3,9 3,9 3,6 0,3 0
Ortadaoğu ve Kuzey Afrika 3,5 5,5 3,7 1,3 0
Güney Sahra 5,2 5,4 5,3 -0,1 0
Güney Afrika 3,1 2,6 3,3 -0,1 -0,1